“Devlet Kurumlar Üzerine Kuruludur.” Cahit KAYRA

MEHMET İZMEN -106 (Yazan: Cemalettin Seber)

08.01.1986 tarihinde aramızdan ayrılan Mehmet İZMEN hakkında eski Maliye Müfettişi Cemalettin Seber’in Maliye Yazıları Dergisi’nde yayınlanan yazısıdır.”

8 Ocak 1988 günü Mehmet İZMEN aramızdan ayrıldı. Son yıllarda güncelliğin fazlaca havarisi kesilen, ötesine eğilmeyen basınımızda bu ölümün gereğince yankı uyandırdığını söyleyemeyiz. Sanırız, Mehmet İZMEN de böyle bir yankıyı istemezdi. Yapısı böyleydi onun. Ayrıca güncelliğe gereksinimi yoktu. Yeterince uzun, oldukça görkemli olan, ama parıltılı görünmemesine dikkat ettiği hayatında Mehmet İZMEN, sürekli olarak “görev” bildiği çizgi üzerinde devinde, gerisine fazla iltifat etmedi. “Büyük” bürokrat bir hayat.. Ayrıca çok ilginç bir parlamenter hayat (üç kez senatörlük: biri seçimde, öbür ikisi ayrı ayrı Cumhurbaşkanlarınca gerçekleşmiş iki kontenjan senatörlüğü)… Üç Bakanlık (Tarım, Ulaştırma ve Milli Savunma …)

Bunca parlak bir kariyer! Ve bunca alçak gönüllü, gösterişsiz bir ayrılış! Bazı gizli kalmış rekorlar açığa vurulmaya değmez miydi? Ama,ne yazık ki, günümüzde, çeşnili bir kedinin varlığı Konfüçyüs’ünkinden önemlidir. Olsun…

Kimdi Mehmet İZMEN?

Yetişme yılları

1325 (1909) yılında Giresun İli, Merkez İlçesine bağlı Boz Tekke Köyünün Kumaşlı Mahallesinde doğdu. Aynı köyde Kumaşoğlu adıyla anılan aileden gelmedir. Babası Hafız Mustafa, anası Emine.

İlköğrenimini ilk iki yılını Köyündeki okulda, geri kalan dört yılını da (o yıllarda ilkokul öğrenimi altı yıldı.) il merkezinde yaptı. Daha önce ortaokul bölümünü bitirdiği Trabzon Lisesi’nden mezun oldu (1931).

Yüksek öğrenimini, İstanbul’ da (Yıldız’daki) Mülkiye mektebinde (Siyasal Bilgiler Okulu) yaptı. Aynı okulun Mali Şubesi’ni “pekiyi” derece ile bitirdi. (1934).

Öğrenimi sırasında ekonomi, maliye, iktisat konularının yanı sıra tarih, şiir, müzik alanlarında da meraklı bir genç olarak belirmiştir.

Kamu görevlisi İzmen

Mehmet İzmen’in memuriyet hayatı sürekli yükseliş gösteren düzgün, doğru bir hareket üzerindedir.

İlk görevi Maliye Teftiş Kurulu’nda tetkik memurluğudur (1934).

Sınav geçirerek Maliye Müfettiş Yardımcısı oldu (1935).

1936, 1937 yıllarında muhabere yedek subayı olarak askerlik hizmetini yaptı.

1938’de yeterlik sınavını vererek, promosyon arkadaşları Muhittin Gürün, İsmail Rüştü Aksal, Esat Gürsu, Bülent Yazıcı, Lütfü Kamu ve Bedri Rakunt’la birlikte, Maliye Müfettişliğine atandı.

Daha sonra mesleki araştırmalar yapmak üzere Fransa’ya gönderildi. Fransa Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu nezdinde, Paris’te ve başka illerde çalışmalar yaptı.

Recep Peker hükümeti zamanında Başbakanlık Genel Teftiş Müşavirliği’ne atanarak (1947), burada bir yıl çalıştı; söz konusu kuruluşun bir yıl sonra kaldırılması üzerine birinci sınıf Maliye Müfettişi olarak yeniden Kurul’a döndü. Bu arada Gelir vergisi Reformu için kurulan komisyonda görevlendirildi. Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Vergi Usul Kanunu tasarılarının hazırlanmasına katkılarda bulundu.

Fahri Maliye Müfettişi ünvanını aldı.

Daha sonra Mehmet İzmen’i yeni bir görevde görüyoruz. İstanbul Defterdarı (1946-1951).

Ardından da Maliye Bakanlığı Müsteşarı, (1951-1956).

Maliye Bakanlığı Müsteşarlığından istifa ederek ayrıldıktan sonra Milli Reasürans T.A.Ş. Genel Müdürlüğüne getirildi. Beş yıl da bu görevde kaldı (1956-1961). Ayrıca, 1969-1968 yılları arasında aynı kuruluşun Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptı.

Mehmet Izmen’in ek görevleri de olmuştur. Ankara’da, Polis Enstitüsü’nde; İstanbul’da, İktisat Fakültesi’nde, öğretim üyeliği yapmış, Malî Bilgiler ve Devlet Muhasebesi dersleri vermiştir.

Siyasi Hayat

Mehmet İzmen, 1961 genel seçimlerinde Yeni Türkiye Partisi’nden, Giresun’dan Cumhuriyet Senatosu üyeliğine seçildi. Senatörlüğü 1966 yılı ortalarına kadar sürdü.

1968’de Cumhurbaşkanlığı kontenjanından, zamanın Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu üyeliğine seçildi. Daha sonra, 1973 yılında bu görevinden istifa ederek ayrıldı, bir süre sonra yeni Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından kontenjan senatörü olarak bir kez daha Cumhuriyet Senatosu üyeliğine seçildi. Görev süresi bitene dek (Haziran 1974) senatör olarak parlamentoda kaldı.

Cumhuriyet Senatosu’nda bulunduğu sıralarda, 1962 yılında İnönü Hükümetinde Tarım Bakanı; 1969 genel seçimlerinden hemen önce, 1961 Anayasası’nın 109. Maddesi gereğince, Büyük Millet Meclisi bağımsız üyeleri arasından atanan üç bakandan biri olarak, Ulaştırma Bakanı; Ferit Melen kabinesinde (1973) Milli Savunma Bakanı oldu.

Mehmet İzmen, ayrıca, 1961-1966 yılları arasında NATO Parlamenterleri Konferansı’nda, Avrupa Konsey’inde, Ortak Pazar Karma Komisyonu’nda, Türk Parlamentosundan seçilmiş üye olarak ülkemizi temsil etti.

Bir Adam

Senatörlüğü çok sevdiği söylenemezdi. “Bunlar bana göre işler değil” cümlesini sık sık tekrarlamıştır. Bununla politika ve politikacılar karşısındaki tavrını ortaya koymaktaydı. Sevmiyordu politikayı. Dikkat edilirse, Yeni Türkiye Partisi’nden sonra hiçbir partiye ya da örgüte girmemiştir. Parlamentoda, siyasal didişmenin dolaylı yollarına tanık olmuş, bu alandaki bir çok şeyi içine sindirememiştir. Bir ermiş çileciliğini her şeyin üstünde görmekteydi. Bu onun zaman zaman yanlış tanınmasına yol açmıştır. Oysa Mehmet İZMEN, Devleti en yüce noktaya koyarken, onu hiç fetişleştirmemiş üst düzey bürokratlardan biridir. Cumhuriyet’in birinci bürokrat kuşağında Mahmut Esat Bozkurt tavrı vardır: pozitivist görünme ve Kurtuluş’un getirdiği aşırı bir güven duygusu: Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Han Duvarları, betimci ekonomistler (Charles, Rest ve Charles Gide…), Alman Friedrich Liste’in ulusal ekonomi deneyi, Cumhuriyet Balosu.. Mehmet İZMEN de yukarıya konfet gibi atılmışa benzeyen, gerçekte ise bir dönemin renklerini oluşturan sözcüklere hiç uzak kalmamıştır. Ama onda ayrı bir tavır da her zaman var olacaktır. Yusuf Akçura’nın olumlu doğrultusu… Ufak da olsa bir fark var burda.

Atatürk Samsun’a çıktığı zaman 10; Cumhuriyet kurulduğu gün 14 yaşında olan genç İZMEN, Onuncu Yıl Marşı’nı 24 yaşında söylemiştir. Cumhuriyet’in ilk kuşağındaki o çok belirgin görev anlayışı onda da vardı. Yine de hemen her zaman bir ölçüde bağımsız kalmaya çalıştı. Neye karşı? Çok şeye. Bunda kişisel hayat koşullarının da bir payı vardı elbet. Memuriyetinin doruk günlerinde başarı, mutsuzluk ve felaket duygularını bir arada yaşadı. (Özel hayatta beklenmedik çalkantı, Menderes’in Giresun gezisi sırasında, karşılama töreninde, yıkılan bir duvarın altında kalarak yitirilmiş anne ve kızkardeş…)

Sonraki yıllarda, başarı grafiği çok daha yükselecek, ayrıca bahçesinde mutluluk “çiçeği” açacak, ama o felaket duygusu diplere inecek, hiç kaybolmayacaktır. Mehmet İzmen’in politikaya karşı duyguları mutlaka bu felaket olayıyla da beslenmiş olmalıdır.

Evet, onda her şey bir görev duygusuna bağlanıyordur. Ama, o duygunun hemen bitişiğinde onur duygusunun bulunduğunu unutmamak gerekir. Nedim Ökmen’e (Maliye Bakanı) ters düştüğü anda müsteşarlıktan istifa etmişti. Korutürk’ün lehine, kontenjan senatörlüğünden istifa etmekte hiç duraksamayışını da bir yere yazmalıyız.

En sevmediği şey vefasızlıktı. Bunda onun kadar kim haklı olabilir?

En sevdiği şey de bağlılık. Bunda da kim haklı olabilir ondan fazla?

Her zaman peşin bir mesafe vardır karşısındakilerle arasında. Her seferinde o mesafe önünüzdedir. Aşılması için de, “doyumsuz” bir sohbet havasının kurulması gerekir.

Politika hayatında en yakın iki arkadaşının adları da onun portresine ışık tutacaktır: Ekrem Alican ve Raif Aybar.

Bir çizgi daha: senatörlük ve bakanlık yıllarında da hep Maliye Müfettişi olarak kaldı.

Duygu ve Maliye

Mehmet İzmen’in geniş ilgi alanı şiire kadar uzanmaktaydı. Hatta, denebilir ki şiir onun için, çok özel bir planda, hayatın yansısı, bir bakıma kendisi olmuştur. Aruzu denemiş, ama daha çok hece’nin iki kuşağı arasında varolan dizeleriyle belirmiştir. Bu sayfalara aldığımız “Bahçemde Açan Çiçek”, şiirinin doruk noktası olarak gösterilebilir. Bilgisine başvurduğumuz birkaç tanınmış şair, Tevfik Akdağ, “Bahçemde Açan Çiçek”in belli düzeyin üstünde bir yapıt olduğunu, Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin Uşaklı duyarlığıyla akrabalık taşıdığını söyledi. Ayrıca bu şiirde, Mehmed İzmen’in en mutsuz dönemiyle örtüşen, ama onu silip atan mutluluk simgesi bir olay da var.

Mehmet İzmen’de, düşünce, bunalınca mutlaka duygu penceresi (kişisel) aralamış; ama duygu da düşünceyi hiçbir zaman boşta bırakmamıştır.

Klasik maliye okulundandı. Laufenburger’in bir yapıtını (Vergi) Türkçeye çevirmişti. Ekonomide Türkiye’nin nüfus üzerine çelişkisi, son yıllarda ise özellikle kitlelerin yoksullaşması gerçeği üzerinde duruyordu. En çok teknolojik gelişmeyle ilgilenmekte, bu alandaki yayınları günü gününe izlemekteydi. Dünyaya ve hayata makro açıdan bakan kitapları seviyordu. Bunlardan birinin çevirisini de tamamlamış gibiydi. Les Quatre-Begles Fondamentales de la Vie (Hayatın Dört Temel Ilkesi) Dr. Andre Liegme!

BAHÇEMDE AÇAN ÇİÇEK

Bilmem ne kadar yıldır, sabırla, tevekkülle,
Aşkımın bahçesinde çalıştım bir tek güle,
Nihayet bu bahçede bir bahar açtı çiçek,
Ömrümün kalan kısmı bu çiçekle geçecek.

Ey bu bir tek çiçeğin bana verdiği koku!..
Sensin beni okşayan, sevip uyutan uyku;
Ne mutlu, bahçede nihayet açtı çiçek!
Ömrümün kalan kısmı bu çiçekle geçecek


-- MEHMET İZMEN -106 (Yazan: Cemalettin Seber) yazısını PDF olarak indir --


Hızlı Okuma Kursu Ankara | Yös Kursu Ankara | Çocuk İngilizce Kursu Ankara