“Dikkat edilirse, çok çeşitli kişileriz. Her kuşaktan, her anlayıştan insan var aramızda. Ama bir Maliye Müfettişi tipi de var. Dışımızda olanlara ve hele benzerlerimize hiç benzemiyoruz. Bizi biz eden de işte o benzemezlikte. Başkalarına karşı benzemezliğimiz içinde biz birbirimize çok benziyoruz. Kendi aramızdaki tek tek benzemezlikler de çeşitlilik, zenginlik olarak ortaya çıkıyor.” Cemal Süreya

Tarihi Meslek İlkeleri

Eski Teftiş Heyeti Rehberlerinden alınan bu bölüm, geçmiş yıllarda Teftiş Kurulunda çalışmış eski Müfettişlerin yeni meslektaşlarına sundukları bazı değerli öğütleri kapsamaktadır.
Meslekte geçirilmiş uzun yılların tecrübelerini özetleyen ve Müfettişlik kariyerinin bazı inceliklerini yansıtan bu değerli öğütlerin ana çizgilerinin günümüzde de geçerli olduğu düşünülmüş, dili genç kuşak Müfettişleri için biraz güç olmasına rağmen, bütünlüğünü bozmamak amacı ile, herhangi bir değişiklik yapılmadan aynen nakledilmiştir.

Maliye Müfettişlerinin vazife ve salâhiyetleri, hariçle ve memurlarla münasebet tarzı, mesai ve istihkak mesaili, Maliye Teşkilat Kanunu ile Nizamnamesi, Teftiş Heyeti Nizamnamesi, muhtelif talimatname ve tahriratı umumiyelerle tayin edilmiştir.
Heyete intisap edilen arkadaşların evvela bu hususatı öğrenmesi lazımdır. Mamafih teftiş rehberinin başlangıcında teftişin esas hatları üzerinde kısaca durmak faydalıdır.

1- Müfettiş, tetkik edeceği servise ait mevzuatı etrafı ile bilmelidir, mevzuat ve muharreratın servis itibariyle kartonlarda toplanılması ve teftişe başlamadan evvel o servise ait karton muhteviyatının gözden geçirilmesi icap eder. Tecrübeli Müfettişler bile bu şekilde tadilatı takip etmeden ve mevzuatı gözden geçirmeden ciddi bir teftiş yapmak kudretini haiz değillerdir.

2- Bu suretle ne yapması lazım geldiğini bilen müfettiş, ne yapılmış olduğunu da en ince noktaya kadar tayin ve tespit etmek zaruretindedir. Yanlış yapılan bir muameleyi bir kalemde yanlıştır diye reddetmekten ise muamelenin mebdeinden başlayarak nerelerde yanlışlık yapıldığının ve hatanın nerelere sirayet ettiğinin tayini lazımdır. Ancak bu suretle yanlışın portesi ve netayici tayin edilebilir.

3- Alakadar memura sorulmadan, o mevzuu üzerinde memurun noktai nazarı anlaşılmadan, tenkit yapılamaz.

4- Aslolan memurun hüsnü niyetidir, ancak deliller muvacehesinde bu hüsnü niyetten şüphe edilebilir.

5- Müfettiş tetkik ettiği her muamelede yanlış ve noksan olabileceğini kabul etmelidir, şüphe-tecessüs-tetkik, müsbet bir kanaata götüren en doğru yoldur. Her işin doğru yapılmış olduğunu mebdede kabul eden nikbin bir düşünüş, teftişin hikmeti vücudu ile telif kabul etmez.

6- Bir serviste muayyen ve ince bazı tenkit maddeleri öğrenilip her gidilen yerde bu mesailin ne şekilde yapıldığını aramakla iktifa etmek yanlıştır. Muhteviyatı ne kadar zengin olursa olsun, yalnız her zaman ve her yerde bulunan observasyonlardan mürekkep olan bir raporun kıymeti yoktur. Teftiş yapılan yerde muamelatı tetkik edilen servisin en ince teferruatının tatbikini gözden geçirmelidir. Puantaj daima yeni observasyonlar verir.

7- Teftişi, servisin normal işleme şekline uydurmalıdır. Mesela Gelir Vergisi teftişinde yoklamadan başlayıp tahakkukatın tahsilata intikaline kadar muamelenin bütün safahatı sırasıyla gözden geçirmelidir.

8- Her servis ayrı ayrı müfredat itibariyle gözden geçirildikten sonra işi bir kere de umumi hatları üzerinden tetkik etmek servisin nasıl işlediğini yüksekten görmek lazımdır. Mesela zamanında tekalif cetvellerini alan, tahsilat akçesini miadında yatıran, tahakkuk ve tahsil kayıtlarını muntazaman defterine işleyen ve zahirde hiçbir eksiği görülmeyen bir tahsildarın aczi dolayısıyla umumi tahsilat nispeti çok düşük olabilir. Kezalik bir verginin muhtelif senelerdeki tahakkuk yekunları üzerinde durup mukayese yapılmalıdır. Bir yerdeki bütün servisler teftiş edildikten sonra mal dairesinin umumi vaziyetini bir kere de bu suretle tetkik etmek faydalıdır.

9- Tenkitler kanun ve talimatname hükümlerine muhalif olan vaziyetlere hasredilmelidir. Lehinde ve aleyhinde söz söylenmesi mümkün olan mevzularda mantığa müsteniden tenkit yapılmamalıdır. Yahut bu husus pek nadir ahvalde tatbik edilmelidir.

10-         a) Raporlarda edebiyat yapmak, lüzumsuz mantık oyunlarına ve tafsillere girmek, muamelenin revşi ve memurla alay etmek caiz değildir. Tenkit maddelerinde vak’a olduğu gibi ve en kısa bir şekilde yazılıp hata tebarüz ettirilir. Bedelicap mukteza tayin olunur.
b) Raporlarda mafevk memura mes’uliyet tevcih eden bir lisan kullanılamaz icap eden hususatta mafevk memura ayrı bir rapor tebliğ edilir.
c) Raporlarda mümasil vasıfları haiz hadiseler bir maddede toplanır, aynı maddenin muhtelif sene muamelatı itibariyle tekrarı doğru değildir. Tekerrür eden vukuat için bir başlık yapılıp misaller cetvel suretiyle buraya derç edilir, cetvelde muamelenin senesi gösterilir.

11-         Raporlara leyhte ve aleyhte verilen cevapları iyice tetkik etmek lazımdır. İlavei mütalaa; Müfettişe ihtilaflı meseleyi verilen cevaplar muvacehesinde yeniden izah imkanını verir. Bu sebeple ilavei mütalaada, tenkit maddesinde bulunmayan yeni esas ve nesnetler zikredilmemelidir. Kayda müteallik meselelerde Müfettişle memur arasında ihtilaf zuhur ettiği takdirde ilavei mütalaa yazılmadan evvel mahallin en büyük mal memurundan musaddak kayıt sureti istenir.
Yanlış olarak yapılan tenkitler üzerinde ilavei mütalaa ısrar etmemelidir.

12-         Cevaplı Raporları vesile ittihaz ederek ilavei mütalaada servis hakkında vekalete karşı tekliflerde bulunmak doğru değildir. Bu mevzuları basit bir raporla müstakilden vekalete arzetmek daha müsbet ve emin bir yoldur.

13-         Müfettiş kendisinden daha evvel mal sandığında yapılan teftişlere (Müfettiş ve Kontrol Memuru) ait raporları ve bunlar üzerinde yapılan muameleleri behemahal tetkik etmelidir.

14-         a) Müfettiş memurla münakaşa etmez,
b) Müfettiş vak’ayı memura izah ettirir, bu arada muamelenin cereyanını öğrenir. Yoklama şekli hariç olmak üzere mevzuat hakkında memurun bilgisine müracaat edilemez.
c) Müfettiş, teftişe tabi memurlar ve bunların alakadar olduğu eşhas ile arkadaşlık, samimiyet tesis edemez.

15-         Müfettiş gittiği yerlerde şerefi ile mütenasip memur ve şahıslarla temas eder, münasip yerlerde kalır.

16-         Müfettiş yalnız kayıt ve defterler üzerinde tetkikat yapmakla iktifa etmez.

Muhit ile temas etmek mal dairesi hakkındakanaat ve malumat edinmek lağzımdır.

17-         Müfettiş gittiği yerlerdeki memurlar hakkında mukaddema tahkikat yapılıp yapılmadığını ve bunun netayicini öğrenmeğe mecburdur. Bu husus sicil cüzdanlarının tetkiki ve idare amirleri ile yapılan temaslarla tayin edilir. Bu şekilde memurlar hakkında malumat edinilmeden hassatan mütalaa varakası tanzimi doğru değildir. Aksi halde Bakanlığa bir memur hakkında mütenakıs malumat vermek neticesi hasıl olabilir.

18-         Memur mütalaa varakalarında gayet bitaraf bir lisan kullanılmalıdır. Teftişin her sahasında olduğu gibi burada da hissiyata yer vermemek lazımdır. Muamelatı bütün etrafı ile tetkik edilip hakkında kat’i bir kanaat hasıl edilmedikçe bir memur hakkında mütalaa varakası doldurulmamalıdır.

Mutalaa varakalarının bir nüshasını Müfettiş saklamalıdır.

*Kaynak: www.mtk.gov.tr (Maliye Teftiş Kurulu İnternet Sitesi)


-- Tarihi Meslek İlkeleri yazısını PDF olarak indir --


Hızlı Okuma Kursu Ankara | Yös Kursu Ankara | Çocuk İngilizce Kursu Ankara